Biraz Mardin’i gezmeye ne dersiniz ?

Doğal güzelliklere, tarihi sergileyen eşsiz zenginlik ve zengin kültürel varlıklara sahip olan Mardin, Anadolu’nun Güneydoğusunda, bu toprakların kaderini belirleyen ve  paylaşan, zamanı gelince yeşerip, zamanı gelince solan birçok eski uygarlığa beşiklik yapmış gizemli ve umut dolu bir yaşam  kentidir.

Mardin, sahip olduğu tüm  kültürel değerleri ve günümüze kadar taşınmış yüreklerdeki engin bir sevgi, sonsuz hoşgörü ve sevecenliğin en doruk noktaya ulaştığı, farklı kültürleri ve dinleri içinde harmanlamış-yoğurmuş bir açık hava müzesi endamıyla dünyada sayılı kentlerden bir tanesidir.

Gökyüzüne uzanmış olan Mardin, tarihi ipek yolu ve uygarlıkların beşiği olarak bilinen verimli Mezopotamya ovası üzerinde kurulmuş harikulade bir antik kenttir.
Tarihin tanıklık etmiş olan bu kent, bin yıl öncesine dayanan tarihin akışı içerisinde insanlığın kültür mirası olan ve olmaya devam eden çok zengin bir mozaikten farksızdır.

Yaşayan bir umut olan Mardin, dünyanın varoluşundan buyana, zamanın içinden birikerek gelen işlemeli taş yapılarıyla heyecan verici olmaya devam edecektir. Tarihe açılan bir pencere olan Mardin, açık hava müzesini andıran görünümüyle UNESCO’nun  dünya kültür mirası içine almayı isteyip planladığı, türkülerin söylendiği ve  yakıldığı, şiirlerin, hikayelerin, destanların ve efsanelerin söylendiği, sokaklarında kendine özgü Reyhan’i müziğinin çalınıp coşkuyla birlik olup oynandığı kıymetli bir kenttir.

Sevgi ve inancın şiiri Mardin, inanç turizmi içerisinde yer alan ve önemi giderek artan merkezlerimizden birisidir. Mimari, Etnografik, arkeolojik, tarihi ve görsel değerleri ile zamanın durduğu en kadim anısı izlenimi veren Mardin, güneydoğu Anadolu’muzun şiir kokan kentlerindendir. Ve Mardin, gündüzleri “seyranlık” geceleri “gerdanlık” olarak tanımlanan güneydoğu Anadolu’muzun “turizmde misafir odasıdır”. Bir kale kent görünümünde olan Mardin, kiremitsiz gülümseyen çatılarıyla kesme taş işçiliğinin en güzel örneklerine sahip, yüzü Mezopotamya’ya bakan taş evleri, araç giremeyen gizem dolu tünellerden oluşan ve sonu görünmeyen daracık  sokakları, yapı ve anıtları ile fotoğraf karelerini süsleyen unutulmaz güzelliklere sahiptir.
Bunlara ilave olarak, mimari konulara eklenen antik eserler, tarihi ören yerleri Mardin’de yelpazeyi daha da genişletebilmektedir. Eğer gerçekten bir geçmişe yolculuğa gitmek  istiyorsanız ilk durağınız Mardin olmalıdır.

Kısaca Mardin’i tanımak için Mardin’i yaşamak, Mardin’i yaşamak için Mardin’i  görmek gereklidir. Anlamak için, anlatmak için Mardin’i görmelisiniz. Çünkü, Mardin’i göremeyenlerin hayatında  çok büyük bir boşluk ve eksiklik her zaman kendini gösterir.
Ve şimdi sizlere, güneydoğu Anadolu’muzun göz bebeği olan, aşk ve hatıra kokan, tarih-kültür şehri Mardin’e hoş geldiniz diyorum.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s